
“Ömür Boyu Bu Ağrıyla Yaşayacaksın” Denilen Hasta: Ertaç Ütügen’in Fıtıkla Mücadelesi
6698 sayılı KVKK kapsamında hastamızın açık rızası alınarak paylaşılmıştır. “Ömür Boyu Bu Ağrıyla Yaşayacaksın” Denilen Hasta: Ertaç Ütügen’in Fıtıkla Mücadelesi ve Nükleoplasti Kararı Temmuz 2024’te valiz taşırken belinden gelen “çat” sesiyle her şey başladı. O an bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamıştı. Ama çoğu kişi gibi o da “Birkaç güne geçer” diye düşündü. Geçmedi.
Ameliyatsız Tedavi Sizin İçin Uygun mu?
Bilgilerinizi bırakın, Op. Dr. Murat Karakuş'un ekibi sizi en kısa sürede arasın.
Hastalarımız Ne Diyor?
Sıkça Sorulan Sorular
Bel fıtığı teşhisi konulduğunda fizyoterapi her zaman kesin çözüm sağlar mı?
Fizyoterapi birçok hastada ilk tercih edilen tedavi yöntemidir ve başarılı sonuçlar verebilir. Ancak her hastanın durumu farklı olduğu için, bazı vakalarda fizyoterapi beklenen iyileşmeyi sağlamayabilir ve alternatif tedavi yöntemlerinin değerlendirilmesi gerekebilir.
Nükleoplasti yöntemi klasik ameliyatlara göre hangi avantajlara sahiptir?
Nükleoplasti, minimal invaziv bir yöntem olması sayesinde büyük kesiler gerektirmez ve hastanede uzun süre kalma zorunluluğunu ortadan kaldırır. Lokal anestezi altında uygulanabilen bu işlem, hastanın aynı gün taburcu olmasına imkan tanımasıyla konforlu bir iyileşme süreci sunar.
Kronikleşmiş bel ağrılarında cerrahi müdahale dışında başka bir seçenek var mıdır?
Evet, cerrahi müdahale tek seçenek değildir. Nükleoplasti gibi disk içi basıncı azaltmayı hedefleyen minimal invaziv yöntemler, uygun hastalarda sinir üzerindeki baskıyı hafifletmek için etkili bir alternatif olabilir.
Nükleoplasti işlemi sonrasında günlük hayatıma ne zaman dönebilirim?
İşlem sonrası iyileşme süreci kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte, genellikle 1-2 haftalık bir süreci kapsar. Hastaların doktor önerilerine dikkat etmesi ve iyileşme dönemini disiplinli geçirmesi, günlük aktivitelere dönüşü önemli ölçüde destekler.
Bel ağrım için uygulanan tedavilerin kesin olarak sonuç vereceğini söyleyebilir miyiz?
Tıbbi tedavilerde her hasta için %100 başarı garantisi vermek doğru değildir. Tedavi başarısı doğru hasta seçimi, yöntemin uygunluğu ve hastanın tedavi sonrası sürece uyumu gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişebilmektedir.

